10 Ekim 2008 Cuma

TORTUM ÇARDAKLI KÖYÜ GENEL BİLGİLERİ

Çardaklı, Tortum Çardaklı(cinaçor),
Türkiye Erzurum
Bilgiler
Nüfus: 97
(2000)KoordinatlarPosta Kodu: 25430
Alan Kodu: 0442
Yönetim :
Coğrafi BölgeDoğu Anadolu BölgesiİlErzurumİlçeTortumKöy Muhtarı :Abutalip Kalem
Web Sitesi: www.suaybates.bloggum.com

Erzurum ilinin Tortum ilçesine bağlı bir köydür.

Kültür-tarih kuruluş tanıtım

Köy Rus harbinde dağılmış ve harp sonrasında geriye dönenler tarafından tekrar inşa edilmiştir. Köye geri dönenler içinde ilk ve en yaşlı olan Asur Gunes Cihan Ateş köy kurucularındadır.köy ün ilk adı cinaçor dur.1949 yılında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile yer adlarının değiştirilmesi işlemleri yasal bir dayanağa kavuşmuştur. Ardından 1957 yılında da bir “Ad Değiştirme İhtisas Kurulu” kuruldu. Sözkonusu bu kurulun çalışmaları, çeşitli kesintiler olmakla birlikte “tarihi değeri olan yer adlarının da” değiştirildiği gerekçesiyle 1978 yılında sona erdi. Bu süre içerisinde ilgili komisyon tarafından yaklaşık olarak 75 bin yerleşme adı incelendi ve bunlardan 28 bin kadarı değiştirildi. Yine aynı kurul, 1965-1970 ve 1975-1976 yılları arasında tabii yer adlarını değiştirmeye dönük çalışmalar da yaptı. Bu çalışmalar sonucunda da 2 bin kadar yer adı değiştirildi ve bunlar bir kitap halinde yayınlandı. 1981 yılı sonrasında ise, 280 köy ismi değiştirildi. Kurul çalışmaları beş yıllık bir aranın ardından, 1983 yılında yayınlanan bir yönetmelik uyarınca yeniden başladı. Bu yeni dönem içerisinde ise, yani 1983 yılından bu yana 280 köyün ismi değiştirildi ve güzel köyümüzün ismide çardaklı olması kararlaştırıldı.
Köy küçük ve nufus bakımından az olduğu için köyde birinci derecede ilşkiler söz konusudur köylü birbiri ile yakın akrabalık içerisindedir köye herhangi bir yatırım yapılmadığı ve gelişime uygun olmadığı için hep göç vermiştir ve bu göçler devam etmektedir.köyün diğer köyler ile ilişkisi pek iyi sayılmaz küçük ve nufus bakımından az olduğu için komşu köyler tarafından hep baskıya ve tacize maruz kalmıştır.köy halkı tamamıyla türklerden oluşmaktadır göçvs almadığı için kürt çerkez veya laz vs köyde bulunmamıştır. Çardaklı köyünün ekonomisi tarım ve hayvancılıkla sağlanmaktadır ilçeye ve şehre uzak olduğu ve meyveli bir köy olmadığı için yazı köyde geçiren pek kimse yoktur tahminlerde yanılmazsam önümüzdeki 10 ila 20 sene içerisinde köyde kimse kalmayacak ve bu köy yerleşim alanı olmaktan çıkacaktır. Çardaklı köyü yemeklerinde en çok kullanılan malzeme patates (kartul),fasulye (löbiye)kullanılır çünkü tarım bunlar üzerine yapılır.unla da yapılan birçok yemek türü vardır.erzurum yöresisnin birçok yemeği bilinmekte ve yapılmaktadır. Yufka kesilmesiyle hazırlana makarlama (erişti) isminde özel bir yemeği vardır.Coğrafya-iklim :Erzurum iline 76 km, Tortum ilçesine 24 km uzaklıktadır. Karasal iklim görülür, Kışları soğuk ve karlı geçer, yazlar ise özellikle sıcak ve kurak geçer, kış erken başlar ve ortama olarak 90 gün karın yerde kalma süresi vardır. Yazlar da kış kadar erken başlar ve sıcaktır fakat nem az olduğundan dolayı bu sıcaklık fazla hissedilmez, gece ve gündüz arasındaki sıcaklık ve yıllık sıcaklık farkı çok fazladır. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. Erzurum iklimiyle birebir aynı denilebilecek bir özelliğe sahiptir. Ormanlık alanları vardır köy yayla şeklindeir ve kendine ait yaylası yoktur.
HAZIRLAYAN:ŞUAYB ATEŞ
Nüfus [Yıllara göre köy nüfus verileri
2007:85
2000:97
1997:112
EkonomiKöyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.'Muhtarlık'Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.
Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
2004 - Abutalip Kalem
1999 - Necip ÖZDEMİR
1994 - Yusuf AKBULUT
1989 - ALİ KIRAVİ
1984 -MUSTAFA ATEŞ
Altyapı bilgileri
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
HAZIRLAYAN:ŞUAYB ATEŞ

HANGİ DÜNYAYA ÇALIŞACAĞIZ

HANGİ DÜNYA‘YA ÇALIŞACAĞIZ

Hani derler ya ; ‘’bu dünyaya değil o dünyaya çalışmalıyız,bu dünya fanidir emeğimizi bu fani dünya için harcamayalım falan ... bence bu söylemlerin hepsi fasa fiso,eğer iyice düşünürsek ve geleceğe yönelik bakarsak aslında hangi dünyaya çalışmamız gerektiğini kendimiz idrak edebiliriz.en büyük sorunumuz nedir bizim bilir misiniz? bizim tek sorunumuz aradığımız soruları araştırma yapmak yerine birilerine sormak ve onlardan aldığımız cevaplara anında adepte olmaktır.hiç sorgulamadan araştırmadan hatta ikinci bir şahsa sormadan cevaplara bağlanmaktır.

İşte bu yaptığımız bariz hatalar nelere sebep oluyor bunu görmek zor iş değildir dönüp baktığımızda ilimden fenden uzak kaldığımız yoksulluğa boyun büktüğümüz görülmektedir ve sorunda islama yükleniyor Müslümanlar geri kafalı olarak adlandırılıyor.tabii ki geri kafalıyız bu bizim yapımıza yerleşmiş bir kere ama bunu islamla bağdaşlaştırmak en büyük hata olsa gerek çünkü İslam bize çalışmamızı temiz ve doğru olmamızı emrediyor İslam bize okumamızı ilim sahibi olmazı emrediyor. Allah ın bizden istediği kendine değildir çünkü buna hiç mi hiç ihtiyacı yoktur Allah ın bizden istediği yine bizler içindir bizim huzurumuz refahımız içindir buda demektir ki bu dünya da çalışacaksın yani bu dünya ya çalışacaksın ve rabbim bunun karşılığında sana öteki dünyayı verecek bu nasıl olur demek gerekmez kısaca anlatmaya çalışırsam :

Müslümanlar zengin olursa fakiri de kollar ve zenginlik hakim olur. Müslümanlar üretirse (pc, tv ,cep telf nu vs.)yanlış uygulamaları önler.müslümanlar güçlü olursa yani İslam hakim olursa sorun kalkar Allah ın adeleti yerleşir. Yani Müslümanlar artık bu dünyaya çalışmadan öteki dünyanın kazanılmayacağını anlarsa Allah ın vermiş olduğu ahdi yerine getirir (nur un ala nur ) Allah nurunu tamamlamış olur buda bize öteki dünyanın kapılarını açar
.Şimdi islamın önde gelenlerinden bazıları yanlış bir zihniyet anlayışındadır buda islamiyete büyük darbeler vurulmasına sebebiyet vermektedir. Sadece akli ilimle olmayacağını artık anlamalı ve akli, ilim yanında nakli ilimede yer vermelidirler kur-an ı okumakla ve okutmakla olmayacağını anlamalı ve kur-an nın aygulanmasını sağlamalıdırlar bu kur-an nın ölüler için olmadığını bilemeli bundan en iyi şekilde yaralanmanın yollarını aramaya başlamalılar bu İslam bilginleri.Eğer bunların yaptıkları doğru ise yıllarca bize öğrettikleri gerçeğin kendisi ise sorarım neden İslam dünyaya hakim değildir neden zulum gören hep Müslümanlardır tabi bunlara ufak tefek kılıflar uydurulmuştur.müslümanlar bunun da mükafatını alacak demiş ve geçiştirmişlerdir.peki öte dünya da Allah demezmi ki ;^^ey kulum ben sana nimet in eniyisini aklın en mükemmelini verdim sen neden açlışıp o zulm edenden daha güçlü olmadın neden nimetlerini onlara peşkeş çektin neden yattın benim senn namazına niyazına ihtiyacım yoktu ama sen bunlarla meşgul oldun (ha yanlış nalaşılmasın burada çalışmadan yatıp 5 rekat namaz kılıp biraz dua edip sıkışmışya zordaya ne yapsın tabi sadece dua edecek yani dilenecek biraz huzurda olsa bunların üçte birini bile yapmayacak olana diyorum gerçek İslam mücahitlerine değil)neden ilim edinmedin neden bu zenginlikleri kullanmadın ^^ama yok biz hiçbir zaman ders almasını bilmedi koyun gibi güdülmeye birilerinin peşine takılıp gitmeye razı olduk bunu doğru bildik .
İşte bizim sorunumuz bu bu dünyaya çalışmamak yada bu dünyaya çalışmak derken aklımıza sadece para mal mülk biriktirmek gelmektedir. Oysa ki bu dünyaya çalışmanın nasıl olacağını tam olarak bilsek ve ona göre çalışsak kurtulacağız öyleki aile ortamında bile belli kurallar hakim olmuş iyi bir iş in olsun sonra iyi bir maaşın namaz kıl oruç tut falan peki bu bencillik olmaz mı ya komşumuz açsa o ne olacak ya bir Müslüman eziyet altındaysa yok bunları düşünmeyiz ha düşünsek te nafile elimizden bişe gelmez çünkü bizler cihadın ruhunu tam olarak idrak edebilmiş değiliz

Sözün özeti el buruni nn de dediği gibi her şeyi Allah bilir deyip geçtik ilme fenne tekonolojiye önem vermdik bunlar dünya uğraşıdır fayda getirmez diyen alimlere riayet ettik bilmedik ki bu alimler bizi hep bağnazlaştırdı bizi topluca aç sefil bıraktı artık bu insanların cübbeleri altından çıkıp gerçek dünyaya gözlerimizi açman ın vakti gelmiştir. Gerçek anlamda bu dünyaya çalışmalıyiz ki geleceğimizi kurtaralım bizim geleceğimiz islamın hakk ın teminatı olmalıdır. Allah ın bizlere vermiş olduğu bu nimetleri en güzel şekilde kullanmalı ve kullandırmalıyız hakkı üstün tutup batılı devirmenin tek yolu islamı yani kur-an ı en doğru şekilde anlamalı ve uygulamaya sokmalıyız sade okunan kur- an nın faydası olmayacağını bunun sadece zaman kaybı olacağını anlamalıyız.
‘’HER ŞEYİN EN DORUSUNU BİLEN ALLAH TIR’’
TOPRAK

19 Eylül 2008 Cuma

totum çardaklı köyü tanıtım videosu

30 Temmuz 2008 Çarşamba

GERÇEK ARKADAŞLIK


Gerçek Arkadaşlık

Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir. Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır. Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir . Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya; Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı) Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim. Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz. Dostlukla ve Sevgiyle kalın.

köy blog u hakkında ne düşünüyosunuz*?

şuayb ateş























şömineli evlerinden biri

şömineli evlerinden biri





köyün uzaktan bir portresi

köyün uzaktan bir portresi

girişte bir göze suyu

girişte bir göze suyu

dereden mis kokulu su

dereden mis kokulu su

cinaçorun minaresiz camii si

cinaçorun minaresiz camii si

küpler köyümde imal edilmiş

küpler köyümde imal edilmiş

musa ateş in ewi

musa ateş in ewi

patoslar

patoslar

buda güllü ana

buda güllü ana

kavaklıklar arkasından cinaçor

kavaklıklar arkasından cinaçor

cinaçor

cinaçor